CAN DOSTLARIMIZDA ŞEKER HASTALIĞI (DİABETES MELLİTUS)
Diyabet bir hastalık değil aslında bir sendromdur. Bu hastalıkta evcil hayvanımızda dikkatle gözlemlememiz gereken belirtiler:
- Aşırı yemek yeme
- Aşırı su içme

- Aşırı idrar yapma Şeker(glukoz) mekanizması ise şöyledir:
*İnsülin hormonu üretilemediğinde ya da vücutta insülin var olduğu halde hedef hücrelerde kullanılamadığında; glukoz hücrelere giremez, kanda artmaya başlar ve böbrek tarafından tutulamaz ve idrarda şeker çıkmaya başlar.
*Kütlesi olan şeker beraberinde suyu sürükler. İdrar miktarı artar, hasta çok idrara çıkmaya başlar.
*Vücut su kaybeder. Ağız kuruluğu ve çok su içme meydana gelir.
*Aç olan hücreler enerji kaynağı olarak vücudun depolardaki enerjisini; yağlarını kullanmaya başlar.
*Yağların kullanılmasıyla vücut için sakıncalı ürünler (keton cisimcikleri) meydana gelir, keton cisimciklerinini birikmesi ile oluşan belirtiler fark edilememiş ise şeker komasına yol açar.
Hayvanlarda bu hastalığa en büyük zemin hazırlayıcı problem kısırlaştırmadır. Kısırlaştırma operasyonundan sonra ilk 3-6 ay içerisinde kilo artışı gözlenir. Hormonal aktivite değiştiği için asıl hareketliliği sağlayan hormon seviyesi düşmüştür, hayvan daha çok uyur, oyun oynama isteği azalmıştır. Yağlı bir karaciğer diyabetin hazırlayıcısıdır.

-Köpeklerde özellikle Tip I Diabet
-Kedilerde ise Tip II Diabet ön plandadır.
Bu hastalık genellikle safkan ırklarda gözlenir.
*Tip I (Juvenil) Diabet: Gençlik diyabeti. Erken dönemde başlar. Hayvanlar ekzojen insüline gerek duyar. Bu tip diyabette pankreasta insülin salgılanmaz, kan şekeri regule edilemez. Hücre içine giremeyen kan şekeri de otomatikman artar ve idrarla atılır.
*Tip II Diabet: Daha erişkin yaşta ortaya çıkar. İnsülin salınımının zaman zaman aksamasıyla karakterizedir. Rutin bir salınım gözlenmez. Dolayısıyla yeterli ve düzenli salınım olmadığından bazı dönemlerde kan şekeri yükselir.
Diyabetik hastaların çoğunda genel olarak enfeksiyonla karşı karşıya kalırız. Bir süre sonra alt idrar yolu enfeksiyonu baş gösterir. Şeker bakteriler için besin kaynağı vazifesi görecektir. Bu sebepten dolayı hayvan daha sık idrarını yapar, idarın kokusu değişir. Ve hayvan idrarını istem dışı olarak kaçırmaya başlar. Hayvan bazen yerinden kalkıp kumuna gider, birden çömelir ve idrarını yapar. Oradaki idrar bir süre sonra kurur ve hasta sahibi üzerine basınca “cık cık” sesleri gelir. En tipik semptomlardan biri budur.
Diyabet özellikle ileri yaşlı hayvanlarda dişlerin bakımsızlığı ve diş taşları nedeniyle çok çabuk gingivit olmasına sebep olur. Bu hastalıktan dolayı buradaki yumuşak doku hasarı ilerleyebilir.
Diyabette en sık görülen durumlardan bir tanesi de katarakttır.

Tanı:
*Açlık kan şekeri
*Tokluk kan şekeri
*Üre-kreatinin
*ALT AST ALP
*Total protein, albümin
*Ca,P *Fruktozamin
*Kolesterol, trigliserid
*Amilaz, lipaz, insülin
*Na, K, Cl, HCO3

Tedavi: Diyabetik bir hastada en önemli şey yediği mamayı ayarlayabilmektir. Genellikle doymazlar. Pankreastaki problemden dolayı hayvanda hazımla ilgili sorunlar vardır. Bu hayvana; - Sindirilebilirlik oranı yüksek, lif oranı arttırılmış gıdalar verimelidir. (Diyabet hastalarına özel prescription mamalar mevcuttur) - İnsülin kullanımıyla hayvan desteklenir. Kilo kontrolü bu aşamada çok önemlidir. Hayvan ne kadar fazla kilo alırsa o kadar çok insüline ihtiyaç duyar ve bir süre sonra insüline cevap alınamaz.
**Özellikle kedilerde erken müdahalelerde diyabet geri döndürülebilir.
Dostlarımızda diyabete ilişkin belirtilerin herhangi birini görmeniz durumunda veteriner hekimizine başvurmalısınız.